POLİTİK PAU GASOL



Los Angeles'ta düzenlenen All Star maçı öncesinde oyuncularla medya mensuplarının yarım saatlik bir süre için biraraya geldiği bir medya günü organizasyonu var. Her iki konferansın oyuncuları kendilerine ayrılmış masalara oturuyor ve etraflarını saran gazetecilere röportaj veriyor. Kimi oyuncunun masasının yanına yaklaşmakta zorlanıyorsunuz, kimininki de neredeyse bomboş oluyor. Oyuncusuna göre, genelde bu röportajlar sohbet şeklinde gerçekleşiyor.

Ben röportaja Pau Gasol'ün masasında başladım. Kendisine Amerikan basınından çok İspanyol basınının ilgisi vardı ve soru-cevap kısmı da çoğunlukla İspanyolca yapıldı. Soruların bir kısmı bana, bir kısmı diğer gazetecilere ait. Yalnız Gasol son derece dikkatliydi diyebilirim. Belki de yeri ve zamanı olmadığı düşünüldüğünden, çok zor sorular gelmedi. O da gelenleri müthiş bir politiklikle cevapladı.
Deşifreyi bitirip buraya yazmayı ancak başarabildiğim için söylediklerinin bir kısmı güncelliğini yitirdi. Ama mesela All-Star arasının kendisine ne kadar iyi geldiğini ve Lakers'ın bu aradan sonra toparlanacağından emin olduğunu üzerine basa basa söylemişti bu röportajda. Gerçekten de dediği gibi oldu ve Lakers aradan sonraki 10 maçın 9'unu kazandı. Bu da tecrübe ve öngörü olsa gerek...

İşte Gasol'un söyledikleri...

Evinizde All-Star maçı oynamak nasıl bir duygu? Kobe’nin, Blake Griffin’in de burada olması sizin için ne ifade ediyor?

 

All-Star’a katılabilmek büyük bir fırsat ve büyük bir onur. Evimde oynayacak olmak bu fırsatı daha da güzelleştiriyor. Kobe ve Griffin’le aynı takımda olmak da avantaj tabi. All-Star’ın evsahibi gibiyiz neticede. Bunun tadını çıkarıp şehrimizi en iyi şekilde temsil edeceğiz.

 

All-Star haftasonu sizin için iş mi eğlence mi?

 

İşten çok eğlence. Yapmak mecburiyetinde olduğumuz ve çok da keyif almadığımız bazı şeyler var tabi. Ama genel olarak eğlence kısmı daha ağır basıyor. Bu, maçı ciddiye almadığımız anlamına gelmesin. Parkede mücadele olmayacağı anlamına da gelmesin. Özellikle son çeyrek oldukça çekişmeli geçecektir.


 

Cleveland mağlubiyetinin ardından o ruh halinden çıkıp buraya All-Star’a dönmek zor oldu mu?

 

Tam tersi, son derece canlandırıcı bir etkisi oldu All-Star’ın. Bilmiyorum böyle söylemem yakışık alır mı ama buraya gelip bir süreliğine fişi çekmek iyi geldi. İyisiyle kötüsüyle sezona biraz ara vermem iyi oldu çünkü önümüzde zor bir maç takvimi var ve biraz dinlenmek herkese iyi gelecek. Sezonun geri kalanını da en iyi şekilde tamamlayacağımıza eminim. Şampiyonluğu şimdiden konuşmak zor. Önce o motivasyonu ve disiplini sağlayıp, her zamanki halimize dönmemiz gerek. Geçtiğimiz sezon da benzer problemler yaşadık ama sonra toparlandık. Herkes eninde sonunda başarılı olacağımızı biliyordu ve olduk. Kalan maçlarda da momentum yakalayıp normal sezonu iyi bitireceğimize inanıyorum.

 

Deplasmanda aldığınız kötü sonuçları neye bağlıyorsunuz?

 

Tam olarak parmağımı sorunun üzerine koyamıyorum ama bir süredir takım halinde alıştığımız oyunu sahaya yansıtamadığımız kesin. Uzun bir süre deplasmandaydık. Evinizden uzakta, maçtan maça, otelden otele seyahat etmek her zaman yorucudur. Bunun bedelini ödedik tabi biraz. Bundan sonrası için aksayan şeyleri düzeltip tekrar kazanmaya başlayacağız eminim.

 

Lakers’ın her yenilgisiyle birlikte taraftarın sesi daha da çok çıkıyor. Sert eleştiriler sizi rahatsız ediyor mu?

 

Bu, şu anda içinde bulunduğumuz durumun doğal bir sonucu. Sonuçta Lakers taraftarı takıma çok sadıktır, tutkuyla bağlıdır. Kızmaları doğal. Bu kadar koyu bir taraftara sahip olmamız benim çok hoşuma gidiyor.

 

Barcelona’da oynarken de taraftarın yenilgiye tepkisi benzer miydi?

 

Aşağı yukarı aynıydı diyebilirim ama orada sonuçta daha az maç yapıyorduk. Burada normal sezonda çok daha fazla maç yapıyoruz, sonra play-offlar başlıyor. Sürekli galibiyet almak biraz daha zor.



Bir analiz yapsanız, play-off finalinde doğudan kimi görmeyi beklerdiniz?

 

Play-off’lara kalacak takımların hepsi en üst düzeyde mücadele eden takımlar. Ama Boston, tecrübesi ve sahip olduğu yeteneklerle bir adım önde. Play-off’a kimler kalır bilemiyorum ama tek bildiğim, bizim de kalmamız gerektiği. Play-off’a kalma ihtimali olan takımların gücünü zaten biliyoruz. Bizim rakiplerimize değil kendimize konsantre olup en iyi performansı nasıl göstereceğimizi çözmemiz lazım.

 

Kevin Garnett’le bu kez All Star maçında karşı karşıya geleceksiniz. Kendisi için neler söylersiniz?

 

Bence sahaya ve oyuna enerji katıyor. Kariyerine ve oyunculuğuna çok saygı duyuyorum. Onunla ilgili söyleyebilecek olumsuz birşeyim yok.

 

Sizi kızdırmıyor mu?

 

Kesinlikle hayır! Hırslı bir kişiliği olduğu doğru. Yeteneğiyle diğer insanları rahatsız ediyor olabilir, başka birşeyiyle değil.

 

Peki Kobe’yle anlaşabiliyor musunuz?

 

Gayet tabi. Hem saha içerisinde, hem de dışarısında iyi bir ikiliyiz. Kobe’nin enerjisi ve performansı inanılmaz, tartışmaya gerek yok. Birlikte çok iyi maçlar çıkardık, beraber çok başarılı olduk. Her zaman daha fazlasını isteyen ve daha iyisini yapmaya çalışan bir oyuncu. Masaya koyduklarına, takıma kattıklarına saygı duymak gerek.


 

Burada olması gerektiğini düşündüğünüz ama olmayan bir oyuncu var mı?

 

Lamar Odom bence çok iyi bir sezon geçirdi. Burada olmalıydı. Başka oyuncular da var tabi, Lamarcus Aldrigde mesela. Bu sezon çok iyiydi, önemli istatistikler yakaladı.

 

All-Star olanlar arasında, Blake Griffin’i nasıl buluyorsunuz? Herkes onu konuşuyor...

 

Bu sezon müthiş bir iş çıkarıyor gerçekten. Genç yaşta, kariyerinin erken evresinde büyük başarı yakaladı, herkeste heyecan yaratması normal.

 

Peki Kevin Love? Bu sezon ve geçtiğimiz sezon arasında Love’da ne gibi değişimler gözlemlediniz?

 

Kevin Love da bu sezon çok iyi iş çıkarıyor. Büyük bir reboundcu ve aynı zamanda da istikrarlı. Geçtiğimiz sezonla bu sezon arasındaki en büyük fark, geçen yaz düzenlenen Dünya Şampiyonası’ndan sonra kendine güveninin artmış olması. Bu sayede oyununu bir üst seviyeye çıkardı. All-Star’ın da tadını sonuna kadar çıkartacaktır.


 

Nereye gitseniz sizi takip eden bir İspanyol basın ordusu var, burada da gördüğümüz gibi...Aynı şeylere İngilizce ve İspanyolca cevap vermekten sıkılıyor musunuz?

 

Benim için hiç sorun değil. Kendi ülkemden gazeteciler görmek bana mutluluk veriyor. All-Star’a da İspanya’dan bu kadar fazla sayıda medya mensubunun gelmiş olması bana büyük bir kompliman.

 

Bu yaz NBA’in organizasyonluğunda ligi tanıtım amaçlı Hindistan’a gittiniz. O seyahatten memnun kaldınız mı?

 

Yolculuk gayet iyi geçti ama orada çok meşgulduk. Keşke kendimize ayıracak daha fazla vaktimiz olsaydı ve şehri gezebilseydik. Umarım uygun bir zamanda bu kez iş için değil, turistik amaçlı gideceğim. Bence NBA’in yaptığı çok güzel birşey. Oradaki insanlara ve özellikle çocuklara basketbolu sevdirmek adına çok güzel projelere imza atıyorlar.

 

Yazın geri kalanını nasıl geçirdiniz?

 

Bir kısmını ailemle geçirdim, beraber tatil yaptık, kampa gittik. Dünya Basketbol Şampiyonası’nda bazı maçları yerinde izledim ama Amerika Milli Takımı’nın maçları değildi bunlar.

 

Genç yetenek Ante Tomic’i izleme şansınız oldu mu hiç?

 

Tomic’i sadece maç özetlerinde izleme şansım oldu. Henüz çok genç ama çok yetenekli olduğu kesin.

 

Peki Nikola Mirotic’i nasıl buluyorsunuz?

 

O da son derece yetenkli bir oyuncu. Bu sezon şu ana kadar gayet iyi bir performans gösterdi. Sanıyorum İspanyol da oldu. Milli takım için iyi işler yapacağına inanıyorum. Onunla birlikte oynamak isterim doğrusu. 

 

NBA Eurole Live için çıktığınız turda Barcelona maçı sonrası Phil Jackson Avrupa basketbolunu eleştirmişti. Siz ne düşünüyorsunuz?

 

Bizim için zor bir yolculuktu o. Minnesota’ya kaybettik. Arkadan Barcelona’ya kaybettik. İstediğimiz gibi bir oyun ortaya koyamadık. Bence Phil’in de bu yüzden sinirleri biraz gergindi. Kendi adıma konuşmam gerekirse, bence Avrupa’da üst düzey bir basketbol oynanıyor. O yüzden NBA’de başarılı olan bu kadar çok Avrupalı oyuncu var zaten.


 

Daha önce kariyerinizi Barcelona’da noktalamak istediğinizi söylemiştiniz. Hala aynı fikirde misiniz?

 

Bilmiyorum, gerçekten bilmiyorum. Olabilir de, olmayabilir de. Oradan ayrılırken basketbolu Barcelona’da bırakacağımdan eminim. O zaman öyle hissediyordum. Şu anda bilemiyorum.

 

Sizi bir gün doktor olarak görebilecek miyiz peki?

 

Hayır çünkü bu saatten sonra tekrar tıp okumam çok zor. Ama hayatımın ileriki bir döneminde bir hastanede görev almak istiyorum ya da ilaç sektöründe çalışmayı umuyorum.

 

Beslenmenize ne ölçüde dikkat ediyorsunuz? Arada bir patates kızartması ya da pizza yer misiniz?

 

Tabi ki. Çok katı bir diyetim yok. Herşeyden biraz yiyorum. Sağlıklı beslenmeye çalışıyorum ama arada bir kaçamak yapmak kimseye zarar vermez.

 
Trackbacks
  • Trackbacks are closed for this post.
Comments
  • No comments exist for this post.
Leave a comment

Comments are closed.